90’ların Son Başyapıtı: Propaganda

90’ların Son Başyapıtı: Propaganda
5 (100%) 1 oy

90’lı yılların son başyapıt filmi.Tekrar tekrar izlense bile farklı bir tat veren kült film. Kemal Sunal’ın aramızdan ayrılmadan önceki son hediyesi Propaganda

Ankara Ankara güzel Ankara!Seni görmek ister her bahtı kara

Kanun, nizam ve asayiş, devletlerin vasıflarını ölçecek üç temel unsurdur.

Charles de Montesquieu

…demiş Montesque. Evet önemlidir hatta çok önemlidir ama bu kuralları düzenleyenler yapanlarda insandır.İnsan varsa hata kaçınılmazdır. İnsan karşısındaki olaylara belki bir süre kayıt dışı kalabilir ama eninde sonunda işe duygularını karıştırır.Sonuçta hiçbirimiz makine değiliz.Hadi buradan filme bağlamaya çalışayım birazda.

Kemal Sunal, Metin AKpınar, Meltem Cumbul ve Rafet El Roman’ın bulunduğu Propaganda filminin afişi

Filmimiz 1948 yılında Hislihisar kasabasında geçiyor. Kasabaya Ankara’dan Gümrük Muhafaza yetkilileri hudut oluşturulması amacıyla gönderiliyor.Dikenli teller yığıldıkça yığılıyor hudut için. Filmin başrollerini Kemal Sunal –Gümrük Muhafaza Müdürü Mehdi- ve Metin Akpınar –Kasabanın Sıhhiyecisi Rahmi- paylaşıyorlar.Mehdi ve Rahmi çocukluktan beri arkadaştırlar ve aynı kasabada büyümüşler.Hatta Kurtuluş Savaşı’nda bile beraber savaşmışlardır.Mehdi belli bir süre Ankara’da olduğundan Rahmi Mehdi’yi tabiri caizse törenle karşılatır.Tabi başına geleceklerden habersiz. Mehdi yanında birde Gümrük Muhafaza Memuru olan Mahmut –Ali Sunal– ile gelirki Mahmut görev ve emir kavramlarından başka bir şey bilmeyen biri desem yeridir herhalde.

Her neyse gel zaman git zaman yavaş yavaş hudut ayarlamaları yapılıp koordinatlar ayarlanır ve ona göre dikenli teller ile çevrilme yapılır fakat bir sıkıntı vardır tamam ayarlamalar yapılır  fakat bazı evler hudut dışında kalır Mehdi yanlışlık olduğunu söylese de memur Mahmut ölçümün doğru yapıldığını Ankara’dan böyle geldiğini söyler Mehdi’de kabul eder.Mehdi ise bu arada çocukluk arkadaşı Rahmi’ye bunu nasıl söyleyeceğini kara kara düşünür.Gün gelir hudut açılışını yapmak için köy toplanır ve açılış yapılır ve Mehdi konuşma yapmak için kürsüye çıkar eveler geveler fakat hududun ne olduğunu ve önemini tam olarak açıklayamaz.Rahmi ve ailesi birkaç köylü huduttan hiçbir şey olamamış gibi geçer ve geçiş o geçiş.

Ertesi gün olay anlaşılır;Rahmi’nin karısı  ayrıca köy okulunun öğretmenidir sınırdan geçmeye kalkar ve fakat o da ne kendisinden pasaport istenir ve sınırdan geçirilmez.Bu arada Mehdi’nin oğlu ve Rahmi’nin kızı birbirlerini seviyorlar ve yıllardır kavuşmak için bekliyorlar.Rahmi ve Mehdi’nin yanına gidiyor ve Mehdi onu da pasaportsuz geçiremeyeceğini söyler.Mehdi ve Mahmut ‘Hudut Namustur.’ mottosu ile hareket etmektedir ve kuralları sonuna kadar uygulamaktadırlar.Tabi bir yere kadar.Artık hudut dışında kalan köylülerin canına tak etmiştir.Öyle tak etmiştir ki Mehdi’nin karısı ve oğlu dahi ona karşı tavır almışlardır.Rahmi’nin kızı Filiz –Meltem Cumbul– dayanamaz ve Mehdi’nin oğlu Adem –Rafet El Roman-‘ in yanına kaçar.Memur Mahmut tellerinin aşılıp huduttan içeri kaçak geçiş olduğunu anlar ve jandarmalar ile aramaya başlarlar kaçağı.Memur Mahmut tellere takılan eşarbın Filiz’e ait olduğunu anlar ve Mehdi’nin evinde aramaları yoğunlaştırır ve yanılmaz Filiz’i orada bulup gözaltına alırlar.Filiz’in gözaltına alınmasına Rahmi çok sinirlenir fakat Mehdi hala daha görev aşkıyla işine devam eder.Bunun üzerine işler daha kızışır ve karısı ve çocukları onu terk etmeye kalkar ve Mehdi onu güç bela ikna eder fakat geri dönerlerken karısı ve çocukları teli aşıp hududun karşısına geçerler.Ankara’ya git söyle bu işi düzeltsinler yoksa gelmeyiz derler.

Bu aradada Rahmi;Mehdi’nin babasının ona verdiği silah karşılığı Filiz’i ona geri vermesi karşılığında vereceğini söylemektedir birkaç oyun ile zor da olsa başarır fakat bunda Mehdi’nin payı büyüktür.Filiz dışarı çıkarken bunu gören Adem’de hududun karşısına geçmek ister çünkü Filiz’de oraya gidecektir.Telleri aşıp tam gideceği sırada babası onu görür ve Rahmi’nin ona verdiği silahı oğluna doğrultur bunun üzerine oğlu yakınır da yakınır.Mehdi’de bunun üzerine dayanmaz ve tetiği çeker.Çeker çekmesine ama pişman olmuştur tabi keza Adem de öyle.Hoppala şimdi şöyle bir sorun var.Kasabadaki tek sıhhiyeci hududun karşı tarafında olan Rahmi’dir. Fakat pasaportu yoktur,memur Mahmut geçemeyeceğini evrak düzenlenmesi gerektiğini vs söyler ve bunun üzerine evrak hazırlanmaya başlar tabi o ara Adem’de koşundan bir yara almış şekilde sızlamaktadır.Mehdi’de hızlı olmasını söyler Mahmut’a. Jandarma Hamdi ise evrağın hazırlanmasını bekleyemez ve sıhhiyeci Rahmi’nin geçişine izin verir.

Mehdi bundan çok etkilenir ve dayanamayıp kıyafetlerini silahını bırakır ve hududun karşısına ailesinin ve çok sevdiği arkadaşı Rahmi’nin yanına gider.Beraber Rahmi’nin kamyonu atlayıp Mehdi’nin elinde Türk Bayrağı Mahmut’un jandarmalara ateş emri vermesine rağmen Hamdi ‘Türk Askeri Türk Bayrağı’na ateş etmez’ diyerek tüfeğini Mahmut’a çevirir ve kamyonla hududu hep beraber geçerler.

 

Türk Askeri Türk Bayrağı’na ateş etmez.

Propaganda filmi IMDB puanı ; 7.1/10

Erdem Güneş

Yazar: Zuhurat

Zuhurat.net bir kültür sanat sitesidir. Dizi, film, müzik, tiyatro ve bunun gibi alanlarda özgün kültür sanat içeriği üretmektedir. Zuhurat gücünü onu takip eden okuyucu kitlesinden alır. Bizi takip ederek destek verebilirsiniz. İyi okumalar!

1 thought on “90’ların Son Başyapıtı: Propaganda

    odiningözü

    (9 Nisan 2017 - 16:54)

    Sinan Çetin’i pek sevmesem de bu filmi bir başyapıttır. Kemal Sunal ve Metin Akpınar’ın Arzu Film kadrosu olmadan da devleştiklerini gösterir bizlere.

Bu yazıya bir yorumda bulunmak ister misin?