Bir Oyundan Daha Fazlası Olduğunda : Satranç

Bir Oyundan Daha Fazlası Olduğunda : Satranç
5 (100%) 1 oy

Stefan Zweig’ın en ünlü ve önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Schachnovelle yani Satranç oldukça ilginç geçmişi olan iki insanın karşılaşmasını anlatıyor.

Kitaba geçmeden önce kısaca Stefan Zweig‘dan bahsetmek istiyorum. Stefan Zweig Avusturya doğumlu yazardır. 1881 yılında dünyaya gelen Stefan Zweig, çocukluğudan itibaren kültür ve edebiyat alanında kendisini geliştirdi. Birçok dil öğrenen ve Almanya’nın önde gelen üniversitelerinde Felsefe Eğitimi alan Zweig daha sonraları Hindistan’ı ve Amerika’yı gezdi. Birinci Dünya Savaşı’nda arşivde çalışan Zweig, savaştan sonra Salzburg’a yerleşip evlenen Zweig 1933’e kadar birçok ünlü ismi evinde konuk etti ve birçok başarılı esere imza attı. 1933’teyse Nazilerin başlayan baskısı 1934’te Zweig‘ı Avusturya’dan ayrılmak zorunda bıraktı. İngiltere’ye yerleşen Zweig Güney Amerika’ya da geziler düzenledi ve bir süre sonra oraya yerleşti. Yeni eserler yazmaya devam Eden Zweig 1942 yılında ikinci eşi Lotte ile intihar ederek hayata gözlerini yumdu. Nazilerin düzeninin kalıcı olduğu ve kendi dünyasının yok olduğunun düşünen Zweig‘ın intihar mektubundaki bu satırlarsa intiharının sebebini açıklıyor.

…benim lisanımın konuşulduğu dünya bana göre mahvolduktan ve manevi yurdum avrupa’nın kendi kendisini yoketmesinden sonra hayatımı yeni baştan kurmayı daha fazla isteyebileceğim bir yer daha yoktu.

Gelelim Satranç’a. Stefan Zweig’ın son kitabı olan Satranç 1938-1941 yıllarında kaleme alındı. 1942 yılında basılan Satranç, Türkçe dilinde ilk olarak 1997 yılında Can Yayınları tarafından basıldı. 85 sayfadan oluşan Satranç kısa olmasına rağmen bıraktığı etki oldukça ağır. Bunda Zweig’ın güçlü kalemi ve kitapta yer alan Dr. B. karakteri oldukça etkili.

Hikaye New York’tan Buenos Aires’e olan bir gemi yolculuğunda geçiyor. Her şey yolculukta, Dünya Satranç Şampiyonu olan Czentovic‘e, petrol zengini McConnor’un bir parti satranç oynamayı teklif etmesiyle başlar. Teklifi para karşılığı kabul eden Czentovic rakiplerini kolayca alt ederken beklenmeyen bir şey olur ve izleyicilerden biri olan Dr. B. oyuna karışınca Czentovic ilk kez kazanamaz. Daha sonra Czentovic ile Dr. B. arasında bir maç ayarlanır. Maçtan önceyse Dr. B.‘nin öyküsünü dinleriz. Avusturya’lı bir avukatın oğlu olan Dr. B. Naziler Avusturya’yı işgal edince Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılır. Odada kendisini oyalayabilecek hiçbir şeyi olmayan Dr. B. bir gün bir kitap çalar.Dr. B. lise yıllarından beri oynamamış olsa da satranç oyunları hakkındaki bu kitabı öyle bir iştahla öyle çok okur ki sonunda kitapla yetinmeyip kendi içinde satranç oynamaya başlar. Başlarda oldukça zorlanan Dr. B. daha sonraları kendi zihnini iki parçaya bölmeyi başarıp ciddi maçlar yapar. Ama bu ne yazık ki kendi sağlığını kötü etkiler ve aklını kaybetme noktasına gelir. Gemideki ilk maç berabere biter, ikinci maçtaysa Czentovic Dr. B.‘nin bir zayıflığını fark eder. Dr. B. o kadar hızlı düşünüyordur ki Czentovic‘in yapacağı hamleleri çok önceden görüyor ve onu beklerken sıkılıp geriliyordur. Czentovic‘se kasıtlı olarak yavaş oynamaya başlar. Sonunda bir kriz geçirip hata yapan Dr. B. oyunu terk eder.

Kitabın en çarpıcı kısmı Dr. B.‘nin otel odasında hapisteyken yaşadığı çaresizlik ve umutsuzluk. Stefan Zweig gibi bir Avusturya’lı olan Dr. B.‘nin yaşadıklarını Stefan Zweig çok iyi anlatır. Her ne kadar kurgusal bir karakter olsa da, yazılanlar o kadar güçlü ki gerçeği ayırt etmekte zorlanıyorsunuz. Yine de okunması gereken bir kitap, çünkü size katacağı şeyler oldukça fazla. İyi okumalar dilerim.

Ali Eren Sevinç

Yazar: Zuhurat

Zuhurat.net bir kültür sanat sitesidir. Dizi, film, müzik, tiyatro ve bunun gibi alanlarda özgün kültür sanat içeriği üretmektedir. Zuhurat gücünü onu takip eden okuyucu kitlesinden alır. Bizi takip ederek destek verebilirsiniz. İyi okumalar!

Bu yazıya bir yorumda bulunmak ister misin?