Kamusal Mizah : Deniz Bağdaş Röportajı

Kamusal Mizah : Deniz Bağdaş Röportajı
5 (100%) 4 oy

Türkiye’de kadın komedyenlerin sayısı oldukça az diyebiliriz. Kamusal Mizah kanalından tanıdığımız Deniz Bağdaş YouTube üzerinden mizah yapan az sayıdaki kadından birisi. Kendisi ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Deniz Bağdaş sorduğumuz sorulara oldukça samimi cevaplar verdi.

Deniz Bağdaş
  1. Deniz Bağdaş yeni tanıştığı birine kendisini kısaca nasıl tanıtır?

Yeni bir ortam beni biraz tedirgin eder. Bu yüzden yeni tanıştığım insanlar genelde sert ve sessiz olduğumu düşünüyorlar. Pasif agresif diyebiliriz. (Gülüşmeler) Gülüşmeleri ben ekledim.

  1. Sanatsal olarak kendinizi nerede görüyorsunuz?

Bana bu tür cümleler kurmak biraz kibirli geliyor. Ben sanatsal olarak kendimi bir yerde göremem, diğer insanlar görebilirler. İşte o zaman “sanatsal” olarak bir yerlerde kabul edebiliriz. Üretmek çok mucizevi bir şey. Bir fikrin bir içeriği yoktan var etmesi nasıl anlatılır bilmiyorum. “Yönetmenler Makyaj Videosu Çekerse” fikri olmasaydı öyle bir video hiç olmayacaktı. Ben; benim için yazmayı, üretmeyi, oynamayı seven bir insanım, öyle de kalacağım. Gerisi izleyicilerin takdiridir.

  1. Bir süre önce “Türkiyeʼde kadın komedyenlerin yeri” konusu gündem olmuştu bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiyeʼde kadınların yaptığı her şeye ön yargı olduğu gibi komedyen olmalarına da ön yargı var. Bir kadının toplum içinde sesli gülmesi tartışılıyorken diğer insanları sesli güldürmesine alışmak biraz zaman alacaktır ama önüne geçilemeyecek. Bir kere erkeklerle yaşıyoruz; onlar bizim babamız, abimiz, arkadaşımız. Komedinin kaynaklarına daha çok hakimiz, çünkü baskı altındayız. Baskı her zaman komediyi doğurur.

  1. Youtube üzerinde yaptığınız makyaj videolarında temel mesajınız bu videoların çekenlere bir gönderme yapmak mı yoksa sadece komik makyaj videoları çekmek mi?

Politik bir cevap vermek gibi olmasın ama her ikisi de. (Gülüşmeler) Parantezi ben yazdım.

  1. En sevdiğiniz yönünüz nedir? İnsanlar tarafından hangi övgüyü almak sizi daha çok mutlu eder?

Aslında zaman zaman çok sevdiğim çoğu zaman hiç sevmediğim bir yönüm var; o da hırs. Övgü konusunda da bir kadına ilham olmak, beni görüp cesaretlendiğini söylemesini bir övgü olarak kabul edebilirim, bir  sakıncası yoksa. (Hâlâ gülüşüyor)

Özgür Turhan – Deniz Bağdaş
  1. Özgür Turhan ile tanıştıktan sonra hayatınızda değişen olumlu yada olumsuz şeyler nelerdir?

Bu biraz uzun bir cevap olacak. Özgür ile tanıştığımda üniversite 1. Sınıf öğrencisiydi. Görüntü yönetmenliği okuyordu. Beni sinema alanında müthiş geliştirdi. Ben bir filmi izlediğimde asla yönetmenini, görüntü yönetmenini, senaristini bilmez ve ilgilenmezdim. Araştırmaya başlayınca ilgimi çekti. Her yönetmenin kendi filminde kullandığı metaforları Özgür gösterdi ama ben de çok iyi dinledim (Kıkırdıyor utanmadan) Teknik anlamda da beni çok geliştirdi. Bana kamera kullanmayı, kurgu yapmayı, kadraj kurmayı, iyi açıyı hepsini öğretti. Şimdi bir film izlediğimde “aa aks kırmışlar” diyebiliyorum. (Tebessüm) Tek dezavantajı ki gurur da duyuyorum bundan Özgür ile kıyaslanıyor olmam. Gurur duyuyorum çünkü; Özgür komedide çok başarılı bir insan. Komik olmayan biriyle de kıyaslanabilirdim (Deniz ile Şükür Saati)

  1. Türk sinemasında giderek artan komedi filmleri ağırlığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Komedi filmleri ile sinema sektöründeki paydaşların kolaycılığa kaçtığını düşünüyor musunuz?

Sosyal medyanın kazandırmış olduğu yeni mecralar sayesinde hayatımızda artık çok sayıda komedyen var. Bir çoğu ticari kaygılarla sinema sektörüne yöneliyor ve alanı ile alakalı olduğu için komedi filmi çekiyor. Eğer mecraların kendi gelirleri yurtdışı seviyelerine yaklaşırsa, örneğin yurtdışındaki youtuberlar milyon dolarlar kazanabiliyor, komedi filmleri üretiminde de bir denge yakalanabileceğini düşünüyorum. Şu an komedi filmleri birçok kişinin gözünde “kolay para” olarak görünüyor, sosyal medyadan gelen bir alışkanlık olsa gerek.

  1. Şu anda düzenli olarak takip ettiğiniz diziler hangileri bunlardan biraz bahseder misiniz?

Monty Python Flying Circus ve Tatlı Hayat kahvaltılarımızın vazgeçilmezi. Sahi Stranger Things ve Dark diye iki dizi vardı (Gönderme yapıyor). Seinfeldʼe başladım (Mağarasından çıkıyor).

  1. Tanınır olmak hayatınızda nasıl değişikliklere yol açtı?

Sokağa çıkamıyorum ya yeter (mübalağa yapıyor). Bazen fotoğraf çekenler oluyor tabii biraz mahcup olmakla karışık sevinç duyuyorum tek değişiklik bu sanırım; mahçubiyet sevinçliği.

  1. Youtube artık televizyona yada sinemaya gerek kalmadan insanların kendi yeteneklerini sergileyebileceği, basamak olarak kullanabileceği bir mecra diyebilir miyiz?

Kesinlikle öyle. Youtube bu anlamda bence en eşitlikçi mecra. Sana müdahale eden bir üst yapı yok, torpil yok. Çek ve yükle. Kendini geliştirmek açısından da güzel bir yer olduğunu düşünüyorum. Çünkü eleştiri var ve etkileşim çok hızlı. Görüyorsun yorumları, yorumlar seni geliştiriyor.

  1. Sizce Youtube içerik olarak vasat, belli bir kalitenin altında olan yada temel bazı toplumsal değerlere uymadığını düşündüğü videolara sansür uygulasa bu karara nasıl bakarsınız?

Youtube bir video yükleme merkezi, eğer vasatlık ve kalite üzerinden bir denetleme yapacak olursa Mars Grupʼa dönüşür. Bu da herkesin kalite hakkında karar vermesi yerine belirli kitlelerin karar vermesini ortaya çıkarır. Kalite çok göreceli bir kavram, matematiksel olarak bir yere oturtulamıyor, daha çok beğeni daha çok izlenme yaş aralığı hangi parametreyi koyarsanız koyun kazanan Enes Batur olacaktır 🙂 İnsanların Enes Batur izlemesini istemeyen bir kitle yerine alternatif üretmek zorundadır, çocuklar tam kuantum mekaniği hakkında önemli keşifler yaparken Enes Batur “merhaba arkadaşlar” diyip araya girmiş gibi bir yargı var. Eğer kaliteli içerikler istiyorsak, kalitesizleri yasaklamak yerine, kaliteli içerikler üretmeliyiz. Ebeveynler suçu üstlerinden atmak isteyebilir ancak çağın buna müsade etmeyeceğini de biliyoruz.


Deniz Bağdaş
  1. Günlük bir rutine sahip misiniz? Uyandığını andan uyuyacağınız zamana kadar kesinlikle yaparım, yapmam gerekir dediğiniz rutinleriniz var mı?

Kahvaltı ve kahvaltı yaparken bir şeyler izlemek, geri kalan her şey değişebilir (Acıyla karışık gülüşmeler)

  1. Sosyal medyanın ünlü olan insanlardaki gizemi kaldırdığına bunun da kalıcılığı zorlaştırdığına inanıyor musunuz?

Sosyal medya hayatımızda sanki 10000 yıldır var gibi gözükse de çok zorlasak 4-5 yıldır yoğun olarak hayatımızda, böyle bir tespit için uzun yıllar geçmesi gerekiyor. Micheal Jacksonʼı ünlü yapan gizemi değil şarkılarıdır. Sosyal medya ünlülerin nasıl ünlü olduğu oldukça önemli, yoksa baştan aşağı gizem olsa kalıcı olamayacak insanlar hayatımızda yer alıyor. Üretim yapan her daim kalıcı olacaktır, bunun sosyal medya ile bir alakası yok.

  1. Kendi sanatsal geleceğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hayallerinizi gerçekleştireceğinizi olan inancınız ne durumda? Biliyorum ki hiç bir şart tercihlerini etkileyemez bir insanın. Eğer olmuyorsa küçük bir an da olsa istememiştir.

  1. Toplumsal bir baskı hissediyor musunuz?

Hissediyorum, olmalı da. Baskı olmazsa komedi olmaz sadece birbirimizi eğlendiririz.

  1. Yaşlanmayı ölüme yaklaşmak mı yoksa tecrübe sahibi olmak olarak mı değerlendiriyorsunuz?

İkisi ayrı şeyler bence. Bir aksilik olmazsa yaşlı bir insanın ölüme yaklaşma olasılığı daha yüksek ama tecrübe yaş almakla orantılı. Her gün yeni bir şey öğreniyoruz, Özal dönemi gibi.

  1. Hiç film, dizi vs. teklifi aldınız mı?

Çok eskiden bir dizi teklifi almıştım, olmadı. Sonra Organize İşler 2ʼde çok küçük bir rolüm oldu. İyiki de oldu, film nasıl çekiliri teoride biliyorduk, pratiğe döktük. Kendi filmlerini çekmek isteyen iki insan için müthiş bir zemin oldu diyebiliriz.

18.Türk sinemasında oyuncuların belli bir grup tarafından belirlenerek filmlerde oynatıldığını düşünüyor musunuz? Sinema sektörünün büyük şirketler eli ile tekelleştiğini düşünüyor musunuz?

Dönem dönem böyle kararlar alınıyor olabilir. Yalnızca ülkemize has bir durum da değil. Ülkemizde yeteneksiz insan sayısı çok olduğu için bu kararlar fazla göze batıyor. Yoksa bir Martin Scorsese – Robert de Niro ikilisine “ya bu adam da hep aynı oyuncuyla çalışıyor?” Diyemeyiz. İkinci soru bence şöyle değiştirilmeli, büyük şirketler eli ile değil de büyük şirket eli ile tekelleştiğini düşünüyorum.

  1. Kamusal Mizah kanalının geleceğini nasıl planlıyorsunuz? İçerik olarak bir değişime gidecek misiniz?

Daha çok içerik üretmek istiyoruz. Aslında görsel olarak da çok daha iyi şeyler çekmek istiyoruz. Tabii tüm süreci iki kişi yürüttüğümüz için pek imkan olmuyor. Ama onu da yapacağız be! (Gaza geliyor)

  1. Videolarınızı nasıl bir ortamda hazırlıyorsunuz biraz bu ortamdan bahseder misiniz? Kağıt kalem alıp yazıp çizerek mi, bilgisayar başında oturup yazarak mı yada bambaşka bir yöntemle mi? Bir videonun ortaya çıkış süreci nasıl işliyor hangi aşamalardan geçiyor?

Bizim videoların oluşma süreci bir fikirle başlıyor ama iki yöntemle ilerliyoruz. İlk yöntem fikri evernote uygulamasına kaydedip video çekeceğimiz zaman senaryoyu yazmak. Diğer yöntem de “Aklıma şöyle bir şey geldi, nasıl?” diye birbirimize soruyoruz. Eğer heyecanlanırsak oturup yazıyoruz ve çekiyoruz. Yazma süreci de değişiyor, kağıda da yazıyoruz ama en son bilgisayardan temiz çıktı alıyoruz. El yazımızı oynarken algılamak zor oluyor. Oturup “hadi komik bir şeyler yazalım” diyince nasıl bir mizah çıkar bilmiyorum.

  1. Olumsuz eleştirilere bakış açınız nedir? Hakkınızda yazılan her şeyi okur musunuz yoksa bu konuda seçici mi davranırsınız?

Her şeyi okuyorum, okudum demek doğru olmaz ama sürekli kontrol ediyorum. Özellikle videoyu yayınladığımız gün %90 nını okuyorum. Ekşi sözlükteki başlıklarımızı takip ediyorum. Mizahi eleştirinin bizi geliştirdiğini düşünüyorum. Herkes çok beğenirse bir daha neden video çekeyim? Ama örnek olsun diye söylüyorum (altını çiziyor) kılık kıyafetimle ilgili hakaretler beni geliştiriyor diyemem ama onların da pekiştirdiği bir düşünce olduğu için diri tutuyor.

  1. Teknoloji sizce hayatımızı değiştirirken kültür-sanat etkinliklerini de değiştirip dönüştürüyor mu? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Her ne kadar bazı kesimler reddetse de teknoloji sanatın her zaman içerisindedir. Sinema dahi bu teknolojiden dolayı bazı çevrelerce uzun süre ciddiye alınmamıştır. Önemli olan bu değişim dönüşüm sonucunda üretilen eserlerdir, kaliteli işler yaptığınız sürece nasıl yaptığınız bir kaç Cihangir sakini dışında kimseyi rahatsız etmeyecektir.

  1. Deniz Bağdaşʼın teknoloji ile arası nasıldır? Sadece işinize yarayacak kadar mı ilgileniyorsunuz yoksa hobi olarak teknolojik gelişmeleri takip etmekten hoşlanır mısınız?

Teknoloji ile aram insan ilişkilerimden daha iyi (Pis pis gülüyor). Teknoloji gelişen ve geliştiren bir şey, bazı insanlar öyle değil.

  1. Hayatınızda iz bırakan yaşam biçimizi değiştiren bir kitap var mı?

Ne öyle bir kitap, ne öyle bir film ne de öyle bir müzik var. Ama babam kitap gibi adamdır. İyi ki var.

  1. İzlediğiniz filmlerdeki karakterleri düşündüğünüzde hangi karakteri siz canlandırmak isterdiniz? Neden?

İntikam alan güçlü kadın karakterler ilgimi çekiyor. Kill Billʼdeki Uma Thurman gibi mesela. Yada Inglourious Basterds -Shosanna.

  1. Özgür Turhanʼı önümüzdeki yıllarda nerelerde görmeyi hayal ediyorsunuz? Planladığınız dışında Özgürʼün hak ettiğini düşündüğünüz yer neresidir? Hak ettiğinizden daha az ilgi gördüğünüzü düşünüyor musunuz?

Özgür günlük hayatında da çok dikkat çeken bir insan, hemen kendini belli eder. Kendinin bile engelleyemeyeceği bir yeteneğe sahip olduğunu düşünüyorum. Yeteneği, ne olursa olsun onu başarıya ulaştıracak, ulaştırıyor da. Bence ilerde Türk sinemasında iz bırakacak biri olacağını düşünüyorum. İlgi konusunda da şu an yaptığımız mizah herkese hitap eden bir mizah değil, bu yüzden gördüğümüz ilgi normal. Bence çok bile.

  1. Yapmak isteyip de cesaret edemediğiniz, henüz hayata geçiremediğiniz bir Youtube videosu var mı?

Bir kere not aldığımız fikirleri kontrol etmiştik. 300e yakın fikir vardı abartısız, bunun sadece 20si çekilebilir. (Olacak O Kadar)

  1. Daha çok ne tür filmler izlerseniz?

Ben çözümü bana bırakan filmler izlemeyi seviyorum. David Lynch filmleri mesela; gemici düğümü gibi. İngiliz komedisi izlemeyi çok seviyorum; olayların birbirine grip karışması ve bundan doğan komedi ilgimi çekiyor.

  1. Spotifyʼda kendi oluşturduğunuz bir playlistinizi bizimle paylaşır mısınız?

https://open.spotify.com/user/bagdasdeniz/playlist/4ZKqQDNB64EC2UpiWGQhkv?si=b884CpKASTi0Q4Jso6Ihqg

  1. Youtubeʼda takip etmekten keyif adlığınız birkaç kanaldan bahseder misiniz?

Film Riot kanalını takip ediyorum, çekim teknikleri konusunda taktik ve bilgi veriyor. Rocket Jump kanalını takip ediyorum; komedi skeç kanalı. ExplosmEntertainment kanalındaki Cyanide & Happiness Shorts çizgi filmini keyifle izliyorum.

Ömercan Dinç

Yazar: Zuhurat

Zuhurat.net bir kültür sanat sitesidir. Dizi, film, müzik, tiyatro ve bunun gibi alanlarda özgün kültür sanat içeriği üretmektedir. Zuhurat gücünü onu takip eden okuyucu kitlesinden alır. Bizi takip ederek destek verebilirsiniz. İyi okumalar!

Bu yazıya bir yorumda bulunmak ister misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.