Her (Aşk) Film İncelemesi – 2013


Türkiye’de 14 Şubat 2014’de yayınlanan bir Romantik – Bilim Kurgu filmi olan Her oldukça başarılı bir film. Her filminin başrol oyuncuları arasında Joker rolü ile tanıdığımız Joaquin Phoenix, Rooney Mara, Spike Jonze ve seslendiren olarak Scarlett Johansson yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Spike Jonze oturuyor. Filmin IMDb puanı 8.0.

JOAQUIN PHOENIX – Theodore 

Her (Aşk) Filminin Konusu

Filmimiz yapay zeka ve teknolojinin oldukça ilerlediği bir zamanda geçiyor daha önce yazdığımız Upload Dizisinde olduğu gibi benzer bir teknolojik atmosfer var. Tüm bu teknolojik yaşam içerisinde yeni çıkan bir yapay zeka ürünü işletim sistemi ise her şeyi bambaşka bir hale getirecektir. Bu işletim sistemi kullanılmaya başladığı andan itibaren öğrenmeye başlıyor ve aynı bir insan gibi konuşuyor, duygularını, fikrini beyan etmeye başlıyor. İnsanların ilişkilerini zaten online olarak yaşamaya başladığı bir dönemde bu işletim sistemi insanlara önce çok iyi bir arkadaş oluyor ancak sonrasında bu arkadaşlık duygusal bir ilişki formunu alıyor. Film bu yeni ilişki formunu bizlere aşkın tanımları üzerinden anlatıyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir!  Upload 1.Sezon Dizi İncelemesi - Amazon Prime

Her (Aşk) Filminin Değerlendirmesi

Filmimiz ile ilgili ilk söylemek istediğim şey aslında benim gibi bu filmi geç izleyecekseniz teknolojik olarak beklentinizi düşük tutmaktır. Bu filmin en büyük handikapı 2013 yılında çekildiği için o güne göre büyük teknoloji sayılan bir çok şeyi bugün benzerini, belki aynısını gündelik hayatımızda kullanıyor olmamız. Bu ortamın gelecek hissini biraz azaltıyor ancak filmin atmosferi kesinlikle çok iyi diyebilirim.

Filmimiz kahramanımız Theodore Twombly (Joaquin Phoenix) ‘in hayatından bir kesiti konu ediniyor. Kahramanımız Theodore EnGuzelMektuplar.com isimle bir internet sitesinde yazarlık yapmaktadır. Görevi başkaları adına insanlara güzel mektuplar yazmaktır. Evli ancak boşanma arifesinde olan Theodore’un ruhsal durumu günden güne kötüye gitmektedir. Bu sırada yeni satışa sunulan bir işletim sistemi hayatından büyük bir değişikliğe yol açacaktır. Yapay Zeka işletim sistemi olarak duyurulan yeni bir işletim sistemini satın alıp denemek isteyen Theodore bunu bilgisayarına kurduğunda hiç de beklemediği bir şey onu beklemektedir.

Bu işletim sistemi insan ile arkadaş olabilecek kadar gelişmiştir. Önceleri işlerini halleden bir işletim sistemi iken konuştukça kendini geliştiren  işletim sistemi onu yönlendirmeye, unuttuklarını hatırlatmaya ve tavsiyeler vermeye başlar. İşletim sistemini çok seven Theodore onunla arkadaş olup sıkıntılarını ona anlatmaya dertleşmeye başlar. Aralarında gelişen arkadaşlık her geçen gün artmaktadır. Theodore  gibi diğer insanlar arasında da oldukça popüler olmaya başlayan işletim sistemi insanlar ve ilişkiler ile ilgili yeni bir form ortaya çıkarmıştır. İnsan – Yapay Zeka arkadaşlıkları. Bu arkadaşlık ilerledikçe aralarında ilişki duygusal bir ilişkiye dönmüştür. Zaten duygusal bir boşlukta olan Theodore  önceleri bu durumu garipsese de diğer insanların da kendisi gibi bu işletim sistemi ile ilişki kurduğunu gördükçe bu durumu kendi içerisinde normalleştirmeye başlamıştır.

Aşk’ın yeni bir tanımını ortaya çıkaran insan – yapay zeka ilişkisi insan ilişkilerinin bedenden bağımsız da ilerleyebileceğini göstermektedir. İnsan davranışlarını taklit eden bir yapısı olan yapay zeka Theodore’un dünyasında her geçen gün daha fazla yer edinmektedir. Karakterimiz yer yer bunun gerçekliğini sorgulasa da işletim sistemine aşık olmuştur. Artık her anını onunla geçirmekte gittiği her yere onunla gitmektedir.

Film oldukça özgün bir konuya sahip olmasına karşın yer yer atmosferin gerçekliğini kaybetmesine yol açan sıkıntılar içermektedir. İzlerken sürekli böyle bir şeyin olup olamayacağını düşünürken ilk başlarda bunun çok güzel bir şey olabileceğini düşünüyorsunuz ancak hikaye ilerledikçe gerçeğin aslında mükemmel olmadığını ve aşkın ya da insan ilişkilerinin de mükemmel olmadığı için taklit edilemez olduğunu anlıyorsunuz. Film ortasından itibaren bu mesajı yavaş yavaş sizlere veriyor. Genel olarak düşündüğünüzde insan ilişkilerinde yeni bir form olarak ortaya konulanın aslında bir ütopya olduğunu gerçekleşmesinin mümkün olduğunu ancak sürdürülebilmesinin zor olduğunu anlıyoruz.

Film özgün konusu, anlatımı ve mesajıyla kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Filmin renkleri, kurduğu ütopya oldukça ilgi çekici bilim kurgu filmlerini sevmiyorsanız bile bu filmi izlerken sıkılacağınızı düşünmüyorum.

 

Bu postu puanlamak için tıkla
[Toplam: 3 Average: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.