Hollywood Mini Dizi İncelemesi – Netflix


Netflix’in yeni yakın tarih dizisi Hollywood 1 Mayıs 2020’de yayınlandı. Dizinin yaratıcısı daha önce Netflix ile Politician dizisini yayınlayan Ryan Murphy. Toplam 7 bölümden oluşan dizi yayınlandığı günden itibaren büyük bir beğeni topladı. Dizinin başrollerinde Darren Criss, David Corenswet, Jeremy Pope, Samara Weaving, Laura Harrier, Joe Mantello, Maude Apatow, Mira Sorvino,Dylan McDermott, Holland Taylor, Patti LuPone, Jake Picking gibi isimler yer alıyor. Oyuncu kadrosu içerisindeki sürpriz isim ise daha önce Big Bang Theory dizisinde Seldon karakterini canlandıran Jim Parsons.

HOLLYWOOD

Hollywood Mini Dizisinin Konusu

Netflix bu mini dizisinde 2. Dünya Savaşı sonrası Hollywood ortamına götürüyor bizleri. Hollywood dünyasının kirli tarafını, kamera arkasını gözler önüne seren dizide oyuncu ve yönetmen olmaya çalışan bir grup gencin hikayesi konu ediniliyor. Dönemin Hollywood şartlarının tutucu ve baskıcı ortamının anlatıldığı dizi hikayeyi hem oyuncu olmak isteyen gençler hem de dönemin ünlü bir film stüdyosu gözünden ele alıyor.

Spoiler : Bu bölümden sonraki kısımda spoiler içeren bilgiler yer alıyor.

Hollywood Mini Dizi Değerlendirmesi

Hollywood, 7 bölümlük bir mini dizi. American Crime Story, American Horror Story, Glee gibi tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği dizilere imza atan Ryan Murphy’nin yazarı, yönetmeni olması yüksek bir beklenti ile izlememize sebep oldu. Öncelikle Hollywood; kostümleri, müzikleri, mekanları, enerjisi, dönemin havasını yansıtması ve verdiği mesajlarla güzel vakit geçirmek için müthiş bir fırsat.

Dizi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra önemli biri olma, hayallerini yaşama arzusu ile Hollywood’a gelen Jack Castello’nun (David Corenswet)  film starı olma tutkusu ile başlıyor. Hayatını rüyalarının peşinden gitmeye odaklamış Jack’in aynı zamanda eşinin hamile olması sebebiyle geçim sıkıntıları da söz konusu. Bu durum onu barda tanıştığı ve benzinliğinde çalışma teklifinde bulunan Ernie’nin teklifini kabul etmeye itiyor. Fakat bu işletme yalnızca araba tamiri ve benzin dolumu ile ilgilenmiyor. Aynı zamanda müşteriler “dream land” “hayaller diyarı” kodu ile çalışanlardan jigoluluk hizmeti alabiliyor. Jack’in benzinlikteki işi vasıtasıyla tanıştığı Avis Amberg (Patti LuPone) Hollywood’un en iyi stüdyosu Ace Pictures’un sahibinin eşi. Jack bu tanışıklığı sebebiyle Ace Pictures ile sözleşme imzalıyor ve hayallerine giden ilk adımı atıyor. Yalnız homoseksüel ilişkiye girmeyi reddeden Jack patronundan tepki görüyor ve “bu işi” yapacak birini bulması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu durum Jack ile Archie’nin (Jeremy Pope) tanışmasınave birlikte çalışmalarına sebep oluyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir!  Yep Yeni Bir İnternet Dizisi : Fi

Siyahi bir homoseksüel olan Archie para kazanmak için jigololuk yapsa da yaşadığı ülkede sokağa çıktığında rol yapmak zorunda olmasından şikayetçi bir senaryo yazarı. Hollywood’a film starı olmak için gelen başarılı ancak hak ettiğini elde edemediği için ikonik Hollywood tabelasının H’sine çıkıp intihar eden İngiliz “beyaz” bir kadının hikayesini kaleme almış ve bu senaryonun beyaz perdeye yansıtılmasını umut ediyor.

İkinci bölümde tanıştığımız Raymond Ainsley (Raymond Ainsley) ise tıpkı Jack gibi cephede savaşmış ve yeni bir hayat kurmak için Hollywood’a gelen genç bir yönetmen. Kendisini hakkında gizlediği, tepkilerden korktuğu, işini yapmasına engel olacak özelliği yarı Asyalı olması. Annesinin Filipinli olduğunu gizlemesine rağmen Amerika’daki sinema sektörünün kurallarından biri olan bilhassa Asya, Afrika kökenli oyuncuların yalnızca “küçük” rollerde oynatılmasını doğru bulmuyor ve bu duruma karşı çıkıyor. Raymond’un kız arkadaşı Camille (Laura Harrier) Ace Pictures ile sözleşmeli başarılı bir oyuncu. Ancak “beyaz” olmaması Camille’nın hizmetçiden başka bir rol almasına engel oluyor.

Elimizde bir yazar, birkaç oyuncu, bir yönetmen bir de prodüksiyon şirketi olduğuna göre elbette bir film çekilmesi gerekiyor. Archie’nin senaryosunu yazdığı, Raymond’un yöneteceği film için uygun kast aranıyor. Farklı bir etnik kökenden olması sebebiyle Camille’nın başrol olmayacağı açıkken sevgilisini manipüle eden Camille, Raymond’a hiç düşünülmeyeni yapma fikrini veriyor ve Raymond bu fikri film şirketine sunuyor. “Bu şehir ırkını saklayamayana rol vermez.” düşüncesinin yıkılma zamanının geldiğini düşünenlerin desteği ile sinema perdesinde ırkçılığın son bulmasına yönelik ilk adım atılmış oluyor. Bu amaç uğruna şirket batma tehlikesine girse de filme, oyuncularına, bir şeylerin değişmesi gerektiğine inanıyorlar.

Dizide çekilen film umutları tükenen oyuncunun intihar edeceği hüzünlü bir hikaye olmaktan çıkıp ülkenin, dünyanın herhangi bir yerindeki “beyaz olmayan” bir çocuğun kendisine benzeyen bir kadını görüp hayatta bir şeyler başarabileceği umudu vermek gibi ulvi bir amaç ediniyor. Bu durum Ku Klux Klan gibi ırkçı bir örgütün tepkisini çekiyor ve filme katkısı olan kişiler ölümle tehdit ediliyor. Tüm tepki, protesto ve tehditlere rağmen inandıkları işin peşini bırakmayan ekip film ile büyük bir başarı elde ediyor, tüm zamanların izlenme rekorlarını kırıyor. En iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar ödüllerini kazanıyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir!  You Dizisi 1. Sezon İncelemesi - Netflix - Lifetime

Dizinin ırkçılığın son bulmasının yanında homoseksüelliğe olan bakış açısının değişmesi de verilmek istenen diğer bir mesaj. Bilhassa homoseksüelliğin toplumda şiddetli tepki alması sebebiyle cinsel kimliklerini özgürce yaşayamayan, gizlenmek zorunda kalan insanlar ayrıca istismara da maruz kalıyorlar. Oyuncu olmak için çabalayan Rock Hudson (Jake Picking), menajeri Henry Wilson (Jim Parsons) tarafından istismar ediliyor. Bu oldukça sık duyduğumuz bir skandal aslında. Statü olarak yüksek kişilerin, işini yapmak hayallerine kavuşmak isteyen kişileri kullanması, cinsel saldırıda bulunması ve bunu bir hak olarak görmesi. Bu tacizci karakteri The Big Bang Theory’den de tanıdığımız Jim Parsons tarafından o kadar iyi canlandırılmış ki karakterden nefret etmemek mümkün değil.

Yedi bölümlük Hollywood öncelikle Jack’i başrol olarak tanıtsa da hızla Jack’ten uzaklaşıp diğer karakterlere ve vermek istediği mesajlara yoğunlaşıyor. Çok fazla karakter olması sebebiyle de karakter gelişimlerini başarılı bir şekilde izleyemiyoruz. Dizinin sonuna doğru tüm karakterlerin “iyi olmak” paniğine kapıldığını görüyoruz. Üstelik sonlara doğru hayaller diyarına evrilen dizinin gerçeklikten fazla uzaklaşması, bazı hikayelerin temellendirilememesi veya üstün körü açıklanması çok üzücü oldu. Maalesef az önce bahsettiğim gibi iğrenç bir karakter olan Henry’nin bile son bölümde iyi biri olmak tutkusuna kapıldığını görmek izleyici olarak beni üzdü. Yıllarca çalıştığı oyuncuları istismar eden karakterin yaptığı hatayı anlamış, özür dileyen, kendini affettirmeye kararlı bir halde ortaya çıkması inandırıcı değildi. Kötüler her zaman kötüdür demiyorum ama bu dizide kötü kötü kalsa hikayeye daha çok enerji katabilirdi.

Dizi genel olarak değerlendirildiğinde kesinlikle izlenebilir diziler arasında diyebiliriz. Oyunculukların ve kast seçiminin oldukça güzel olduğu Hollywood  7 bölüm boyunca bizlere ortalamanın üzerinde seyir kalitesi olan bir dizi olarak sunulmuş.

Hollywood Mini Dizi Fragman

Bu postu puanlamak için tıkla
[Toplam: 2 Average: 5]

Yazar: Zuhurat

Zuhurat.net bir kültür sanat sitesidir. Dizi, film, müzik, tiyatro ve bunun gibi alanlarda özgün kültür sanat içeriği üretmektedir. Zuhurat gücünü onu takip eden okuyucu kitlesinden alır. Bizi takip ederek destek verebilirsiniz. İyi okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.