Yaşamın Kıyısında : Manchester By The Sea

Yaşamın Kıyısında : Manchester By The Sea
5 (100%) 2 oy

Bazı şeylerin hafızana kazınmasını istemezsin, görünce acı çekeceğini düşünürsün ondan sürekli kaçarsın, o günün geleceğini bilirsin ama korkarsın eğer bu eşiği geçebilirsen işte o zaman hayatında her şey farklılaşır ve sen olursun. Eğer sen değişmezsen sen olmazsın çünkü.

Peki, seni sen yapan o acılar ya da olaylar her neyse; illaki bir şey mi olması mı lazım bazı şeylerin farkına varman için. Galiba evet; herkesin belli bir dönüm noktası vardır bu dönüm noktası ya seni acı ile karşılar ya da çok nadirde olsa belki mutlulukla. Peki, seni değiştiren ne?

Manchester By The Sea Filminin Hikayesi

Lee Chandler her şeyden herkesten uzakta kapıcılık yapmaktadır. Artık eskisi gibi gülmüyor eğlenmiyor ve iyice agresifleşmiş. Filmin başında direkt olarak Lee’nin bir sorunu olduğunu, olaylara karşı nasıl soğuk davrandığını ve buz gibi biri olduğu anlaşılıyor. Lee’nin eskiden nasıl olduğu, abisi ile olan bağı ve ailesi ile ilgili şeylerin flashback’ler ile desteklenmesi gerçekten çok iyi olmuş. Lee yalnız ve tek göz odada kalıyor her şeyden sıyrılmış bir havası var. Ona bu yola iten şey ise gerçekten içler acısı.3 çocuğunun yanarak ölmesi ve ardından çok sevdiği karısının ondan boşanması ayrıca karısının giderken ona çok ağır sözler söylemesi. Lee daha sonra sorguya alındığında ise anlık olarak polisin silahını alıp kendisini vurmaya bile çalışır. Lee belki siz ona dirayet deyin ama yeni bir hayat kurmaya çalışır, çalışır fakat bunu yaparkende kendini soyutlar. Birçoğumuzun Lee’nin yaptığından farklı bir şey yapacağını zannetmiyorum.

Lee’nin abisi Joe ise kalp hastasıdır. Bir gün Joe’nun ölüm haberini alır Lee ve apar topar Manchester’a eski yaşadığı yere gider. Lee’nin yüzünde hiçbir ifade değişikliği olmaz hastanede bile gerçekten kendisi burda bile buz gibi soğukluğunu koruyor.

Lee bir süre cenaze işleri, Joe’nun vasiyeti öğrenmek amacıyla burada kalmak zorunda kalıyor. Bu arada da Joe’nun oğlu Patrick ile abisinin evinde kalıyorlar. Burada Patrick ile arasındaki ilişkide pek sağlam gibi gelmedi bana çünkü Lee’nin biraz sorumluluk almak istemediği belli. Lee’ye kızmak zor belki yaşadıklarından. Daha sonra vasiyet okunduğunda Joe Patrick’in tüm sorumluluğunu Lee’ye verildiği belli oluyor fakat Lee avukata abisinin bu konuyu kendisi ile hiç konuşmadığı ve haberi olmadığını söyledi bu nedenle bir süre vasiyeti imzaladı düşünme payı için. Lee bu arada Patrick’i kapıcılık yaptığı yere taşınmaya ikna etmeye çalışır ama Patrick’in okulu ve arkadaşları Manchester’da olduğu için bunu kabul etmez. Bu arada da cenaze işi aksamıştır ve Lee hala burada kalmaktadır. Patrick ise olağan yaşamına devam etmektedir. Joe’nun eski eşi aramıştır fakat Lee onla telefonda konuşamamıştır. Normalde kimse Joe’nun eski eşine ne olduğunu bilmiyordu çünkü kendisi bir alkolikti. Daha sonraları tedavi olmuş ve kendine yeni bir hayat kurmuştu. Bu olaydan Patrick’in haberi olur ve annesi onu nişanlısı ile tanışmak için yemeğe davet eder buna istinaden de Lee Patrick’in onlarda kalabileceğini ima etmeye çalışır ama Patrick kızarak bunu kabul etmez.

Lee yavaş yavaş durumu kabullenmeye başlar ve düşüncelere dalar. Gel zaman git zaman bir gün Lee’nin eski eşi arar ve cenazeye gelmek istediğini söyler, Lee bunu kabul eder ama biraz çekinerek tabi. Lee daha sonra belki sinirden belki başka bir şeyden cama yumruk atar ve elini keser. Bu arada telefonda tabi eski karışı çocuk beklediğini söylediği içinde olabilir. Orasını siz izleyip karar verin.

Cenaze merasimi olup bitip belli bir süre geçtikten sonra eski karısı onu yolda görür ve konuşmak hatta yemeğe çıkmak ister ama Lee bu teklifi geri çevirir. Söylediği sözler dolayısıyla çok pişman olduğunu söyleyerek ağlar ve kalbinin kırıldığını onunda kalbinin kırıldığını söyler fakat Lee bunları kabul etmez orada kalbinde hiçbir şey olmadığını söyler ki o sahne mükemmel işlenmiştir. Lee nasıl duygularından sıyrıldığını özetler.

Lee belki bu olayın etkisiyle gitmeye karar verir ve Patrick’i George evlat edinir. Lee ile Patrick’in ilişkileri sonlara doğru düzelmiş ve Lee ılımlaşsa da kesin kararlıdır ve gider.

Manchester By The Sea Filminin Değerlendirmesi

Filmin genel işleyişi yapısı güzel olsa da bence sonu daha iyi bağlanabilir çünkü bana sonu biraz yavan geldi. Havanın kasveti bile size birazda olsa Lee’nin o soğukluğuna alıştırabiliyor sizi. Oscar ödüllü bir yapım olması sebebiyle izlenmesi gereken bir film niteliği taşıyor ama yine de büyük beklentiye girmeyen sonu üzebilir, iyi seyirler.

Manchester By The Sea Filminin Fragmanı

Erdem Güneş

 

 

Yazar: Zuhurat

Zuhurat.net bir kültür sanat sitesidir. Dizi, film, müzik, tiyatro ve bunun gibi alanlarda özgün kültür sanat içeriği üretmektedir. Zuhurat gücünü onu takip eden okuyucu kitlesinden alır. Bizi takip ederek destek verebilirsiniz. İyi okumalar!

1 thought on “Yaşamın Kıyısında : Manchester By The Sea

    mehmet

    (26 Nisan 2017 - 01:50)

    Gerçekten Bu Harikaydı

Bu yazıya bir yorumda bulunmak ister misin?